13 Nisan 2012 Cuma

montör sabri

ben sabri,montör sabri derler arkadaşlar. imalat-ı harbiye'de çalıştım yıllarca,bir çeşit montaj işiydi bizimkisi.ahhh ne yıllardı,zor yıllar bilmezsiniz...Cumhuriyet'in ilk yılları ama her an tekrar harbe girer miyiz endişesi...yokluk bir yandan,açlık bir yandan..ama başardık evelallah,üstesinden geldik... ağırdı işimiz,iş çıkışı yorgun düşerdik.eve gitmek zor geldiğinden iki kadeh niyetiyle tutardım Kürdün Meyhanesi'nin yolunu.biz Kürdün Meyhanesi derdik ama gerçekte adı Yeni Hayat Lokantası'ydı.şairler,yazarlar felan da gelirdi amma velakin sanmayın öyle ahım şahım bir yer de değildi.Orhan Veli vardı bunların arasında benim en hoşsohbet olduğum.kış ayları ortada yanan sobanın etrafında kimi zaman şarabımızı az biraz paramız varsa lakin rakımızı yudumlardık.bu yazar,gasteci taifesinden midir nedir siyasi şubenin polisleri de eksik olmazdı burada. sonra bir gün iş kazasına verdik ayağın birini.ama yine de tek ayakla da olsa gittik meyheneye,Orhan'la sohbete... Oysaki hep ev ahalisi beklerdi beni,her sabah hanım "sakın akşam geç kalma.evde şeker yok,ekmek almayı da unutma" derdi erken gelmem için. belki gerçekten yoktu evde şeker,ekmek bilmezdim. her iş çıkışı kendime bugün eve erken gitmeliyim derdim.ama şeytan beni meyhaneye bırakırdı yine de... "Montör Sabri ile / Daima geceleyin / Ve daima sokakta / Ve daima sarhoş konuşuruz./ O her seferinde,/ << Eve geç kaldım >> diyor./ Ve her seferinde/ Kolunda iki okka ekmek." Orhan Veli